TARİHÇESİ
Kayısının Batı Çin’den kaynaklandığı sanılmaktadır. Sibirya’da dayanıklı türleri bulunur. Memleketimizin tabiatı ve klimatolojik şartları kayısı ağacının yetiştirilmesine elverişli olduğundan her yıl dikim sahasının artışı yanında verim arzu edilen seviyeye yükselmemiştir. Kayısı; kurutulmuş, konserve ve taze olarak yıl boyunca tüketilebilen bir meyve türüdür. Kuru kayısı dışsatımında Türkiye ilk sıralarda yer almakta ve bu pazarın %80’ini elinde tutmaktadır. Yurdumuzda başta Malatya, Erzincan olmak üzere, pek çok ilimizde nefis kaysılar yetişir. Kaysının ekonomik değerine göre etüdü gerekir.
İKLİM İSTEĞİ
Kışları nispeten soğuk, yazları sıcak olan iklim bölgelerinde yetişen kayısı meyvelerinin yüksek kalitede olgunlaşabilmesi için yaz aylarında atmosferin kuru olması gerekmektedir. Havası nemli ve ilkbahar mevsimi sisli geçen yerlerde çil hastalığına (Sclerotinia) tutulur ve meyve kalitesi düşer. Kayısı ağacının gövde ve dalları kış aylarında –35 dereceye kadar düşen soğuklara dayanmaktadır. Kayısı çiçekleri ıslak olmak şartıyla –1 dereceye kadar düşen ısılarda mukavemet ederler.
Kayısı fidanları 3-4 yaşlarında meyveye dururlarsa da, iklim ve toprak şartlarına göre daha geç ürün alınması mümkündür. Aşırı kış soğukları, ilkbahar geç donları, yaz aylarının serin ve yağışlı geçmesi kayısı üretimini olumsuz etkiler. İlkbaharın geç donlarından olumsuz etkilendiği için ova ve çukur yerlerden ziyade yamaç, sırtlar ve havalanabilen yerler tercih edilmelidir. Irmak kenarlarından, soğuk havaların toplandığı veya sislerin oturduğu çukur yerlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca bol ışık ve güneş istediğinden güney yamaçlar tercih edilmelidir.
TOPRAK VE SU İSTEĞİ
Kayısı, derin, geçirgen, havalanan, dağların bol güneş gören Güneye bakan eteklerinde, sıcak ve kurak geçen bölgelerde, besin maddelerince zengin olan ince dokulu, orta kireçli topraklarda iyi yetişir. Nematod lu topraklarda yaşayabilirler.
Yüzeysel kökler oluşturan kayısı ağaçları için bahçe çapası, yabancı, rakip bitkilerden arındırma büyük önem taşır. Sonbaharda toprak tavında iken iklim bölgelerine göre Ekim-Kasım ayları içerisinde 15-20cm derinliğinde pullukla işlenir veya bel ile bellenir. Böylece sonbaharda toprağı işlenmiş olan kayısı bahçeleri kışın yağan yağmur ve kar sularını daha iyi bir şekilde tuttuğundan ağaçlarda da sıhhatli ve meyveleri daha bol ve kaliteli olur.
Kayısı bahçeleri ilkbaharda 10-15 ve yaz aylarında ise 8-10 cm.den fazla derin olmamak suretiyle yağmur ve sulamalardan sonra işlemek çok faydalı olacaktır. Sonbaharda kayısı bahçesi pullukla işlenirken toprağın havalandırılması için bol yağmur ve sulamalardan sonra 2-3 gün geçmiş olması gerekir. İlkbaharda toprağı işlenmiş olan bahçeler yağmurlardan daha çok faydalanırlar.
Kayısı ağaçları genel olarak sudan hoşlanmaz. Ancak meyvelerin irileştiği ve olgunlaştığı yaz devresinde sulanması gerekmektedir. Sulama sırasında suyun 1,5- 1,80 m. yani köklerin en çok bulunduğu toprak bölgesine ulaşması istenir. Sık sık yüzeyden yapılan sulamalar meyve ağacına zarar verecektir. Kurakları uzun süren bölgelerde özellikle hasattan sonra sulamaya önem verilmelidir. Genelde kayısı ağaçları meyilli arazinin eteklerine dikilir. Su tutan ve derin topraklara dikilmiş olan kayısı ağaçları zamk çıkarmakta ve çok miktarda çiçek ve meyve dökümü yapmaktadır. Kışı şiddetli geçen bölgelerde kayısı ağaçlarının sulanmasını iyi bir şekilde ayarlamak icap eder. Genellikle kayısı ağaçlarının sulanmasına Mayıs ayından itibaren başlanarak ağaç 22 Ağustos tarihine kadar her 20günde bir tekrarlanması ve 26 Eylül’e kadar devam ettirilmesi gerekir.
GÜBRELEME
Bahçelerde geçici örtü bitkisi yetiştirilmesiyle ağaçların organik madde ihtiyaçları büyük ölçüde karşılanmış olur. Kayısı bahçeleri için her üç yılda bir dönüm başına 3 ton yanmış çiftlik gübresi verilmesi uygun olup, suni gübrelerden her yıl ağaç başına her ağacın yaşı için 100 gram hesabı ile verilmesi faydalıdır.
Gübre olarak şeftali ve eriklerdeki isteklerle aynı olsa da kayısının potaslı gübreleri sevdiği anlaşılır; Fostorlu gübreyi daha çok “transplantasyonlar da” vermek lazımdır. Fosforlu gübreler sonbaharda ağacın gövdesinden itibaren 1-1.5 m. dışına açılacak bir ark içerisine bant şeklinde verilmesi, azotlu gübrelerinde ilkbaharda mart başında 1/2sini, mayıs başında 1/2sini olmak üzere serpme şekilde verilmesi gerekir. Çinko fosfat eksikliği yapraklarda anlaşılır. Bilhassa sulamayla yıkanan topraklarda bunu iyi kontrol etmek gerekir. Güneşin de bu hususta etkisi vardır. Kireçli topraklarda demir eksiği görülür; bu sararan yapraklardan anlaşılır; fakat bunu kalsiyum-potasyum-demir kombinezunu ile izah etmek lazımdır. 0.003’ten fazlası tuz zehirlenmesine yol açar. Gübrelemeden önce mutlaka toprak tahlili yapılmalıdır.
HASTALIK VE ZARARLILAR
Kayısı ağaçlarında görülen hastalık ve zararları, kızılleke (yanıklık), kabuklu bit, tırtıllar, monilya ve yaprak bitleri olarak bilinirler. Bazı hastalıklarla mücadele kış aylarında başlamalıdır. İlkbahar aylarından itibaren yine hastalık ve zararlılarla mücadeleye devam edilmelidir.
|
|